Teknoloji, bir insanın dünyasını değiştirebilir mi? 3Durak ekibi olarak yürüttüğümüz çalışmaların en anlamlı meyvelerinden biri olan bu projede, 3D yazıcıların sadece endüstriyel bir araç değil, umut veren bir çözüm olduğunu bizzat deneyimledik.
İşte Mikrosefali hastası 9 aylık bir bebeğin, kişiye özel 3D gözlük sayesinde annesini ilk kez gördüğü o duygusal sürecin hikayesi.

Gözlük kullanıcıları için en büyük sorunlardan biri, yüz hatlarına tam uyum sağlamayan çerçevelerdir. Ancak bazı durumlarda bu durum sadece bir konfor meselesi değil, hayati bir engeldir. Mikrosefali tanısı konulmuş 9 aylık bir bebek için piyasadaki en küçük gözlük çerçeveleri bile yüzünün iki katı büyüklüğündeydi.
Korneasındaki hasar nedeniyle yüksek numaralı mercek kullanması gereken küçük bebek, kendisine uygun bir çerçeve bulunamadığı için o güne kadar çevresini, hatta annesini bile net bir şekilde görememişti.

İstanbul Üniversitesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Emre Altınkurt ile iş birliği içinde yürüttüğümüz bu projede, geleneksel yöntemleri bir kenara bırakıp en ileri teknolojileri kullandık:
Gözlüğün tamamlanmasının ardından ofisimizde gerçekleşen o an, tüm ekibimiz için unutulmazdı. Gözlük bebeğin yüzüne yerleştirildiğinde, 9 aylık bebek hayatında ilk kez annesinin yüzünü net bir şekilde gördü. O anki şaşkınlığı ve ardından gelen gülümsemesi, 3D yazıcı teknolojisinin toplumsal fayda üretme potansiyelini bir kez daha kanıtladı.
"3D yazıcı teknolojilerinin üretim anlayışını değiştireceğine inancımız hep sonsuzdu; ancak bu mutluluğa ortak olmak, işimize duyduğumuz sevgiyi bir kat daha artırdı."
3Durak olarak, teknolojinin gücünü insan sağlığı ve mutluluğu için kullanmaya, "üretilemez" denileni üretmeye devam ediyoruz.